eskisehirx.com
EskisehirX.com | Şehre dair ne varsa

Başlasın 8 Mart Kutlamaları!

Bu yazıyı paylaşın :

Yine 8 Mart geldi çattı. Kadınlar günü kutlama törenleri bütün ihtişamıyla ülkemizin dört bir yanında sevinçle karşılandı! Coşkumuz büyük! Milletçe her şeyi abartmayı seviyoruz. Yahu ne bu günü abartalım ne de diğer günlerde kadınlara yaşatılanları. Markalar hassasiyetlerini gösteriyor, duygulanıyoruz, gözlerimiz yaşarıyor! Karanfiller, eğlenceli organizasyonlar daha neler…

 

Tüm bunların yaşanmasına karşıyım. Elbette, tüm bu hassasiyetin bir güne sığdırılmasına karşıyım. Düşünsenize kadınlara “her gün” değer verilen bir dünyada yaşadığınızı. Öldürülen, darp edilen, tecavüz edilen, bıçaklanan, aşağılanan, psikolojik olarak yıpratılan, tacize uğrayan kadınların olmadığı bir dünyayı. Pek çok insan gibi işte ben de bu hayalle yaşamaya devam etmek zorundayım.

 

Kadın olmak zor hele de bu dünyada! Üstelik iş hayatında ayrı, evde ayrı zor! İş hayatında toplumsal cinsiyetlerimizin bir önemi yok diye bağırsak da davranışlarımız aksini gösteriyor. Ev hanımlığı vasfıyla özdeşleşen kadın, aldığı eğitim ve iş yaşamında yer etmesiyle kazandığı kimlik ile zaman içinde öncelikle ekonomik çalışma hayatında kendine yer edinmeye başlıyor. Kadının iş hayatında rol almasıyla birlikte hayatında belli konularda farklılaşma meydana gelse de asıl sorumluluğu olarak üstüne yapışan ev hanımlığı rolü de devam ediyor. Bir de üretime katılmasının önündeki en önemli engel olarak görünen doğurganlığı ne yazık ki toplumda kadınının kamburu olarak öne çıkıyor.

Kadın; ekonomik çalışmasını, ev çalışmasını, anneliğini, komşuluğunu, gelinliğini, evlatlığını ayrı kimliklerde yaşarken bir de kendisine dayatılan ideal güzellik kavramıyla boğuşmak zorunda kalıyor.


Üzerinde hissettiği psikolojik baskı kadının iş hayatındaki tutumuna da yansımak zorunda kalıyor. Bu yüzden ne yazık ki kadınlar kariyerlerindeki sıçramayı erkekler kadar hızlı ve kolay yapamıyor.

 

Kadın yaftalanmamak için giydiği kıyafetten konuşmasına hatta bakışına kadar kendini kontrol ve baskı altında tutmayı bir zorunluluk olarak görüyor. Bunun aksine erkekler dilediği gibi konuşup hatta çetin tartışmalarda ağzına geleni söylemeyi başarı olarak görebiliyor. Erkeği giydiği bir kıyafet yüzünden ya da ağzından çıkacak bir kelime için “o böyle bir adamdır “diyecek kimse yok. Kadının hayatındaki yükleri bu kadar fazlayken bir de iş hayatında argo sözlere, imalı cümlelere, art niyetli bakışlara tahammülü kalmıyor.

 

Sanırım tüm bu zorlu yaşam koşullarında kadınlar pozitif ayrımcılığı hak ediyor. Hayatınızdaki tüm kadınlara yaptığınız pozitif ayrımcılık için teşekkürler!

 

 Sevgilerimle