eskisehirx.com
EskisehirX.com | Şehre dair ne varsa

Kelimelerimiz ve Biz

Bu yazıyı paylaşın :

Düşünce okuyabilme özelliğimiz olmadığı için iletişimde olduğumuz insanları, seçtikleri kelimelere göre değerlendirmek zorundayız. Durumun bu kadar açık olması da “Böyle konuştuğuna bakma, aslında çok temiz kalplidir.” klişesinin pek de inandırıcı olmadığını gösteriyor. Bu kadar iyi kalpliyse seçtiği “iyi kelimeler” de zaten aynı ahenk ve ritimle muhatabına ulaşır.

 

Kelimelerimiz bizi ele verir. Engellenme ya da çatışma gibi olumsuz durumlar karşısında değil, mutlu olduğumuzda, üzüldüğümüzde, şaşırdığımızda neler konuştuğumuz ya da nasıl tepkiler verdiğimiz bizi var eden özelliklerin en önemli belirleyicisidir.

 

Bazı sözcüklerin, bazı durumlarda rahatlatıcı etkisi olduğu düşünülür. Şimdi siz, sevdiğiniz insanlara söylediğiniz çiçekli böcekli, ballı kaymaklı cümleleri hayal edebilirsiniz. Sanırım, durum öyle değil. Sokakta dolaşırken işitilen rahatlama sözcükleri, kulağa pek de o kadar sıcak gelmiyor.

 

Rahatlamak için ……. koyuyoruz. Sevinince, üzülünce, şaşırınca, korkunca… Bu ve buna benzer cümleleri tanıdığımız ya da tanımadığımız insanlardan duymaya zorunlu kalıyoruz. Sosyal varlıklar olduğumuz için gün içinde yaşamsal faaliyetlerimizi devam ettirdiğimiz tüm alanlarda, buna maruz kalarak rollerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz.

 

Sürekli ……koyma merakı acaba bu alandaki başarısızlıktan doğan bastırma güdüsünden mi kaynaklanıyor bilemeyiz. Öyle ya da böyle gerçek şu ki ….koydukça rahatlıyoruz, rahatladıkça da koymaya devam ediyoruz.

 

Eminim ki bu duruma maruz kalmaktan rahatsız olan insanlar, sessiz azınlık, suskunluk sarmalıyla yaşamaya devam edecektir. Bu kadar sıkıntı, dert içinde bunu mu kafana takıyorsun, diyeceksiniz. Haklısınız ne dert edeceğim aman ……. koyup, geçeyim.

 

Durumdan kaynaklanan rahatsızlığı azaltmak için gün içindeki cümle kullanım sayımızı azaltabiliriz. Tamamen bırakmaktan bahsedemeyiz ama uygulayacağımız bazı tekniklerle bu sayıda ciddi oranda değişim olabilir. Mesela, yabancı filmleri izlerken dumura uğradığımız alt yazı çevirileri, çıkış noktamız olabilir. O “rahatlatıcı kelimeyi” kullanma ihtiyacımız olduğunda “kahretsin, hay aksi, lanet olsun, senin sorunun ne dostum” gibi kelime ve cümleleri seçebiliriz. Ya da yine o kelime kullanma krizi geldiğinde nefes egzersizlerini deneyebiliriz.

 

Neyse fazla uzatmadan, dilerim ki …..koymadan da derdimizi anlatabileceğimiz kelime bilgisine sahip olur ve duygularımızı hak eden kelimelerle iletişime devam ederiz.

 

Sevgilerimle